Obliviate Rpg
Obliviate RPG'ye hoşgeldiniz. Rütbenizi edinin ve Rol Oyunundaki farkı hissedin!



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şifacı Alımları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
nope
Yönetici, İksir Profesörü
Yönetici, İksir Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 16/06/10

MesajKonu: Şifacı Alımları   Cuma Haz. 18, 2010 1:36 pm

Şifacı olmak isteyen üyelerimizin aşağıdaki formu eksiksiz doldurmaları gerekmektedir.
Şifacı kadrosu için lütfen Meslek Kadrosu adlı başlığa bakınız.


Ad ve Soyad:
İstenilen Rütbe:
Yaş:
Örnek Rol Oyunu:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Loxnip Petrov
Baş Şifacı, Zihinfendar
Baş Şifacı, Zihinfendar
avatar

Mesaj Sayısı : 8
Kayıt tarihi : 18/06/10

MesajKonu: Geri: Şifacı Alımları   Cuma Haz. 18, 2010 4:50 pm

Ad ve Soyad: Loxnip Petrov
İstenilen Rütbe: Baş Şifacı
Yaş: 24
Örnek Rol Oyunu:

Normal bir insan için sıradan bir gecenin tüm belirtileri göstermişti kendini. Hafif bir rüzgar ve onun etkisiyle yumuşak toprağa dökülen yağmur, artık her gecenin müziği haline gelmiş çeşitli hayvan sesleri ve ormandan yayılan gizem... Yasak sıfatının takılmasını sağlayan basit belirtiler bu eşsiz gecede de çıkmıştı ortaya. Belki onlarda kendi çaplarında bir eğlence düzenliyorlardı. Ancak bunlar sadece gözle görülenlerdi ve büyücü dünyası bu sırada dönen sayısız olaydan habersizdi ne yazık ki. Bilinenlerin aksine doğa, kutsal bir amacı gerçekleştirmek için döküyordu yağmur damlalarını toprağa. Gizli bir ayinin giriş kısmıydı bu sadece. Hayatın her güzelliği içinde kendine yer edinmiş olan kötülük, dünyanın en eşsiz yeri olan ormanın her zerresine yapışmıştı. İşte bu kötülükten ormanı arındırmak için dökülürken yağmur; toprağa, yaprağa ve taşlara bir okşamaya hissi veriyordu her seferinde. Ancak bu kutsal an sırasında bile engellenemeyen bir gerçek, gösteriyordu yüzünü. Karanlığın acıkmış olan arzusu harekete geçmiş ve daha temizlenme töreninin bitimini beklemeden kirletmeye başlamıştı güzellikleri. Bir patron edasıyla yaratıkları, daha doğrusu yüreklerine kötülük yerleştirdiği masum canlıları salmıştı yüzeye; amaçlarını gerçekleştirmesi için…

Beyaza yakın teniyle bir ağacın altında durmuş olan bir heykel gibiydi. Yüzüne dökülen su damlacıkları içine işlemiş kötülüğü alamadan akıyordu teninden aşağıya doğru. Ancak bu şekilde masum bir kanın da toprağa akmasını sağlayabiliyordu sadece. Çoğu kişinin yaratık olarak tanıtacağı bu varlık Loxnip adında bir canlıydı ve uzun süreden beri yüreğine hapsolmuş karanlığın emirlerine uyabiliyordu. Şimdi, gecenin bu saatine ormanın bu yakasında dururken, ellerinin ve yüzünün kanlı olmasını da açıklayan neden kötülüktü. Daha demin boğazından süzülen altın sarısı kanın özel bir gücü -ölüm yatağında olan birinin bile iyileşmesini sağlar- olduğu umrunda bile olmamıştı. Zaten kendisine verilen lanet onun yüzyıllar içinde durmaksızın sürüklenmesine neden olacaktı ve Loxnip, bunun bir kurtuluşu olmadığını çoktan öğrenmişti. İçinde durmaksızın dolanan bu lanetin verdiği hediye, başta güzel gibi görünüyordu. Ancak zamanla kişiyi çıldırma doruğuna kadar getirebiliyordu da…

Loxnip ormanın içinde sessizce durup kendine can veren bu kanın vücudunda dolanmasına izin verirken, vampir olarak geçen hayatının daha ortalarına gelmişti. Zamanla kendini kontrol etmeyi ve gücünü kullanmayı herkes gibi öğrenmiş olsa da açlığını bir şekilde gidermesi gerekiyordu. Zaten insanlara acıması gerektiğine asla inanmayan biri olduğundan da çok zorluk çekmemişti bugüne kadar. Sadece son zamanlardır bilmediği bir nedenden dolayı karşısına çıkan tek av hayvanlar olmaya başlamış ve bu da tadı pek güzel olmayan kanları içmeye zorlamıştı onu. Evet, daha demin açlığını giderecek kadar kanı bulmuştu ama bu onun güzel kan arzusunu eksik bırakmıştı. Bu yüzden yüzünde bir rahatlama ifadesinden çok kızgın bir ifade yer edinmişti. Yağmur sayesinde biraz temizlenmiş olan pürüzsüz yüzünde hala aç bir ifade dolanıyor gibiydi. Parlayan elleri hafifçe sıkılmış ve bakışları ormanın derinliklerinde daha gerçekçi bir av bulmak için açılmıştı.

O hayvanın önünde ne kadar beklediğini bilmiyordu ama kendisine yeterince uzun gelen bir süre olmuştu. Sonunda ise bir zafere ulaşmasını sağlayacak bir durumu hissetmesini sağlamıştı. Burnu bir insanın alamayacağı o taze kan kokusunu alırken, kulakları bir insana ait olan kalp atışlarını rahatlıkla duymuştu. Parıldayan gözleri uzun süreden beri aradığı avı bulduğunu ortaya koyuyordu. Zaman kaybetmeden harekete geçen Loxnip, çok geçmeden bir ağacın arkasında durmuştu. Buraya gelmesini sağlayan koku ve sesin sahibi hemen önünde duruyordu. *Genç bir kız* diye düşünürken eline geçen fırsatın ne kadar güzel olduğunu fark etti. En taze dönemlerini yaşayan bir av düşmüştü avcuna.
"Sana bu saatte ormanda dolaşmamalısın diyen olmadı mı?" Sakin ses tonu kız için ani olacaktı ki irkildi. Loxnip bu durumdan daha çok keyif alarak gölgelerin arasından sıyrılarak kızın önüne dikildi. Beslenmeden önce biraz eğlenmek istediği her halinden anlaşılıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
nope
Yönetici, İksir Profesörü
Yönetici, İksir Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 16/06/10

MesajKonu: Geri: Şifacı Alımları   Cuma Haz. 18, 2010 4:54 pm

Onaylanmıştır, rütbeniz veriliyor. ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katherine Helen Gregory
Şifacı
Şifacı
avatar

Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 18/06/10

MesajKonu: Geri: Şifacı Alımları   Cuma Haz. 18, 2010 6:23 pm

Ad ve Soyad: Katherine Helen Gregory
İstenilen Rütbe: Şifacı
Yaş: 21
Örnek Rol Oyunu:



İtalya/Napoli- 01.26... Billy
"Çanta hazır mı Billy?"
"Evet, Leo, hazırız.""Hadi, çıkalım öyleyse."Billy çantayı ahşap masanın üzerinden kapıp Leo'nun peşinden gitti. Merdivenleri hızlı hızlı inerken çıkan yüksek gıcırtı seslerine daha önce hiç aldırmamışken şimdiyse sinirini bozmuştu; fazla stresliydi bu gece. Albinia'nın da aynı halde olduğuna emindi ama ikisi de birbirine söyleyemiyordu. Onlarla beraber yola çıkacak diğer üç kişiyse tamamen rahat görünüyorlardı. Eh, hepsi de Billy'nin yaşı kadar bu işle meşgul olmuşlardı. Billy ve Albinia onların yanında stajyer gibi kalıyorlardı.Ama kapıya doğru giderlerken salondakilerin yüreklendirmeleri Billy'nin hoşuna gitmişti. Albinia da artık halinden memnun görünüyordu. Gerçi Leo bir bakışta onlara seslenenleri susturuyordu ama 'olsun' diye düşündü. Leo çoğu zaman çok sert olurdu, yanındakilere iyi davranmazdı. Ama Billy yine de ondan her zaman etkilenirdi; çok zekiydi, çok cesurdu -birkaç kez çete üyelerinin canını kurtarmıştı. Bir gün hep onun gibi olmak isterdi.Billy ileri fırlayıp diğerlerinin çıkması için kapıyı açtı. Diğerlerinden sonra çıkmasına rağmen hızlı davranıp simsiyah Ford'a ilk o bindi. Yıpranmış şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdıktan sonra diğerlerinin binmesini bekledi. Leo yanına oturmuştu. Albinia arkaya en son oturup kapıyı kapattı."Gidelim."dedi Leo.02.00Yol boyunca kimse konuşmadı. Sadece Leo'nun puro içerken çıkardığı sesler ve motorun hafif gürültüsü sessizliği bozuyordu. Sonunda limana vardıklarında Billy'nin bedenini bir heyecan dalgası sarstı. Limanın ücra köşesine gitmeye devam etikçe de katlandıkça katlandı heyecanı. Yıkıldı yıkılacak bir deponun önüne gelince arabayı durdurdu. Beş kişi de arabadan çıktı. Billy arabaya binmeden önce çantayı Albinia'ya vermişti. Arabadan indikten sonra çantayı tekrar eline aldı. Grubun diğer üyeleri Leo'nun hareket etmesini beklerken Leo saatine baktı."Saat ikiyi geçiyor, ama misafirlerimiz hala ortada yok. Neyse, içeride bekleyelim."diyip Billy'nin elinden çantayı aldı. Deponun kapısına yönelip diğerlerini de peşine taktı.İçeri en son Billy girdi. Girer girmez de burnuna iğrenç bir koku dolmuştu. Bariz bir küf kokusuydu bu. Belki unutulmuş bir kaç balıktan geliyordu. Bu depo yıllardır kullanılmıyormuş gibi geldi Billy'e. Veya Leo tarafından birkaç kez kullanılmıştı, zira kokudan sadece Billy ve Albinia etkilenmiş görünüyordu. Kokuya alışınca etrafa göz gezdirmeye başladı. Çok eski bir yer olduğu belliydi. Tahtadan deponun her tarafı çürümüştü. Nasıl olup da hala yıkılmadığı hayret vericiydi. Yüksek tavanlı deponun üst taraflarında içerisini ay ışığıyla dolduran pencereler vardı. Ancak deponun ortasındaki masa oldukça yeniydi, etrafındaki sandalyeler de öyle. Artık burasının gangsterler için kullanıldığına şüphesi kalmamıştı. Leo çantayı masaya bırakıp sandalyelerden birine oturdu. Başka kimse oturmamıştı. Billy de sırtını ahşap duvara verip gergin beklemeye başladı.Bir-iki dakika sonra dışarıdan bir araba sesi yükselmeye başlamıştı. Leo ayağa kalkıp çantayı masadan aldı. Albinia'ya uzattı. Albinia çantayı alırken biraz telaşlı gözüküyordu. Billy de aynı durumda olduğunu fark etti. Deponun kapısı açılırken ayağını sandalyelerden birine çarpmıştı."Sonunda."diye homurdandı Leo.İçeri 4 kişi girmişti. İlk giren adam iri mi iriydi. Grubunun lideri olduğu ilk bakışta fark ediliyordu. Yüzü oldukça çirkindi. Gençliğinde oldukça dövüşmüştü anlaşılan. Diğer üç kişi de içeri girdikten sonra Leo bu sefer yüksek sesle homurdandı."Tanrı aşkına Pepe! Seni beklerken uyuyacaktım neredeyse!""Kusura bakma Leo, ördek yavrusu gibi peşimize takılan herif bizi bayağı uğraştırdı." dedi. Depodaki herkes gülüştü. Leo ağzındaki puroyu yere atıp tekrar konuştu."Neyse, çabucak halledelim şu işi, fazla vaktim yok." diyip Albinia'dan çantayı aldı. Masanın üstüne koyarken gözlerini Pepe lakaplı irikıyımdan ayırmadı. Tam çantayı açıyordu ki deponun kapısı gürültüyle kırıldı. İçeri üniformalı adamlar doluşmaya başlamıştı. En son giren polis silahını kaldırıp bağırmaya başladı:"Polis! Teslim olun!"



İtalya/Napoli- 01:26 ... Albinia
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
nope
Yönetici, İksir Profesörü
Yönetici, İksir Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 16/06/10

MesajKonu: Geri: Şifacı Alımları   Cuma Haz. 18, 2010 6:31 pm

Onaylanmıştır, rütbeniz veriliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şifacı Alımları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Adımlar(İçedönük-ruha)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Obliviate Rpg :: RPG Hazırlık :: Seçim Bölgesi :: Meslek Seçimleri-
Buraya geçin: